anafikir
İsmi: Selim Yörük
Hakkında: Herhangi bir bilgi verilmemiş.
Kişisel Sitesi: selim.anafikir.com
Takip(RSS): "anafikir adlı kullanıcının yeni makalelerini kaçırmak istemem" diyorsanız bu RSS bağlantısı çözüm olabilir.
Takip(RSS): "anafikir adlı kullanıcının yeni makalelerini kaçırmak istemem" diyorsanız bu RSS bağlantısı çözüm olabilir.
Birini aradığınızda karşıdaki telefon çalarken siz “dııt dııt” diye bir ses duyarsınız ya, ÅŸimdi size şöyle bir ÅŸey söylesem; “O dııt dııt yerine reklam müzikleri koysanız, koyduÄŸunuz için size arandıkça kontör verseler”
Ne dersiniz? : )
KulaÄŸa hoÅŸ geliyor deÄŸil mi. İşte Turkcell‘in -4play ile birlikte geliÅŸtirdiÄŸi- TonlaKazan servisi artık size, siz görüşme yaptıkça kontörler dağıtacak.
En güzel özelliği de dinleteceğiniz reklamları sizin seçmenize imkan tanıması. Pek eğlenceli. Müzikleri dinliyorsunuz, en beğendiklerinizi seçiyorsunuz, sizi arayanlar onları dinliyor.
Ayrıca beğenmediklerinizi de sisteme bildirmeniz durumunda, o reklam müziklerini siz hiç size atamıyor. Böylece hoşlanmadığınız bir tonu dinletmemiş oluyorsunuz. Hem siz hem de sizi arayanlar mutlu oluyor : )
Şimdi hepimiz bir sürü ürüne, bir sürü markaya tutkuyla bağlanabiliyoruz ya, hatta arkadaşlarımıza bahsediyoruz o ürün ve markanın güzelliklerinden, bizi nasıl mutlu ettiğinden.
İşte aslında TonlaKazan’la bir bakıma bunu yapmış olacaksınız. En beÄŸendiÄŸiniz markanın müziklerini arkadaşınızın kulağına fısıldamış olacaksınız.
Aslında ek hiçbir şey yapmanıza da gerek yok. Her şey otomatik. Siz üye olduğunuz andan itibaren, otomatik olarak ton size atanacak ve dinlettikçe kazanmaya başlayacaksınız.
İşte bu kadar basit, bu kadar eğlenceli bir sistem : )
07 May 2008 | İlgili Olduğu Konular »
Bir önceki yazıda insanlığın Dünya üzerinden silinmesinden sonra, yaşanması muhtemel evreleri oldukça çekici görüntüler eşliğinde veren bir belgeselden bahsetmiştim. Gerçekten çok etkileyici idi.
Yine aynı yazıda, gelen yorumlarla birlikte insanlığın gelişmişliğinin kendi varlığına olan tehdidinden de bahsetmiştik. Acaba gerçekten böyle bir şey gerçekleşebilir mi?
İnternet ile birlikte insanoğlunun bilgiye ulaşmasının ışık hızına yakınsadığını varsayabiliriz. Şöyle düşünün; onlarca yıl önce, bilgiye ulaşma gücü, sahip olunan kitap sayısı ile birebir doğru orantılı idi. Şimdi baktığımızda böyle bir korelasyonun varlığından bile söz edemeyiz. Çok garip. Çok hızlı değişiyoruz.
Peki bu değişim ve gelişimimiz kontrol altında mı?
İnsanoğlunun her çağda en büyük çabası gelişmişliğini bir adım daha ileri götürebilmek olmuş. Bilim ve teknoloji bundan 10 yıl önce, şu an geldiği noktanın neredeyse yarısındaydı. 50 ya da 100 yıl öncesini ve kaç katlık bir gelişmişliğin gerçekleştirildiğini hesaplamak abesle iştigal olur sanırım.
09 April 2008 | İlgili Olduğu Konular »
İnsanoğlunun tümünü elimize aldığımızda, istisnasız olarak söyleyebileceğimiz, korkmadan genelleme yapabileceğimiz, tanım olarak kullanabileceğimiz yegane terimlerden biridir egosantirizm.
Dünya bizim etrafımızda dönüyor. Onu istediÄŸimiz gibi ÅŸekillendiriyoruz, kirletiyoruz, kendi hallerinde, belli bir dengede (doÄŸal equilibrium) yaÅŸayan canlıları yok ediyoruz hatta bazılarının soyunu tamamen tüketiyoruz. Ne için? ÇeÅŸitli boyaları yüzümüze vucudumuza sürebilmek için. Yüzümüz ve vucudumuz daha güzel gözükebilsin…
Bazılarını evimize hapsediyoruz zorla, sözde sevmek için. Kullandığımız kimyasallar nedeniyle çoÄŸunu yetiÅŸemez, büyüyemez hale getiriyoruz. Harcıyoruz, bitiriyoruz, tüketiyoruz dünyayı…
Tüm bu yeteneklerimiz(!) aynı zamanda -ne ironiktir ki- bizi, dünya tarihinde kendi neslini bir anda yok edebilecek tek canlı türü yapıyor.
İşte ÅŸimdi sizi, o kendi elimizle gelecek olan kıyamet gününün ardında kalan Dünya’yı düşlemeye davet ediyorum. Korkmayın yalnız deÄŸilsiniz. History Channel bu durumu konu alan ÅŸahane bir belgesel hazırlamış.
Büyük bir ilgiyle izledim. Sizinle de paylaşmak istedim. Buyrun efendim;
03 April 2008 | İlgili Olduğu Konular »
Türkiye’de tınılarına takıntılı bir ÅŸekilde esir olduÄŸum iki grup var biri Nem diÄŸeri de Sakin. Nem’in “GüneÅŸte Yalnız” albümünün her saniyesindeki iniÅŸ çıkışları, vurucu noktalarını, ölümcül tınılarının baÅŸladığı milimetrik saniyeleri, notaları ile bilirkte size sayabilirim!
Evet, abarttım ama öyle, hakediyorlar. DiÄŸer bir deliliÄŸim de Sakin iÅŸte. Sakin bizim üniversitenin TaÅŸ Oda’sından çıkma. O yüzden ilk konserlerine gidenlerden olduÄŸumu rahatça söyleyebilirim. Birçok ufak tefek konser de verdiler onlara da koÅŸtum gittim hep.
TaÅŸ Oda konserleri her dönem sonunda olur, kaçırılmaması gerekir. “Yeni müzik, yeni tınılar…” diye ölüp biten benim gibi arkadaÅŸlar için tam bir keÅŸif ortamı. Badem de TaÅŸ Oda‘dan geçmiÅŸ yine pek saygı duyduÄŸum gruplardandır, onu da eklemeden geçemedim.
13 March 2008 | İlgili Olduğu Konular »
GeçtiÄŸimiz günlerde Eray beni 4playimde, oyun alanımda ziyarete geldi. Pek bi’ seviÅŸtik kendisiyle : ) Beyin çarklarımızın benzer döndüğünü gördük, sevindik.
Hatta çarklarımız öyle benzer dönüyor ki, onun bir süre önce baÅŸlattığı ve gayet güzel geliÅŸmelerle, hızla devam ettirdiÄŸi Bloglama projesini ben de “fikir kutum“a iliÅŸtirmiÅŸtim bir hayli zaman önce. Ama herkesin bildiÄŸi gibi, bu çaÄŸda fikir deÄŸil, hız ve uygulama önemli.
Bloglama, benim beynimdeki, blog küresine seslenecek 5 farklı paket projenin ilk ayağı idi. Bir diÄŸeri de Blograzzi idi. Ama görüldüğü gibi 4play’imdeki diÄŸer oyunlarımdan dolayı bu 5 bölümlük paket projem “B.B.D.Y.İ” (Bak bunu da yaptılar iÅŸte) klasörüne eklendi.
Böyle olunca kalan 3 bölümü de Eray’la paylaşıverdim gönül rahatlığıyla. Åžaşırmadım ki, o da aynı bölümlerin hazırlığı içindeymiÅŸ, ne mutlu : )
Yani Eray‘ı takip edin blogcular. Güzel ÅŸeylerle gelecek o!
İşte o kalan 3′ten birisiyle çıkageldi bile; Blog Ödülleri
07 March 2008 | İlgili Olduğu Konular »