Yıkın duvarlarınızı!
Çocukların duvarları yoktur. Bütün dünya çocuklarındır. Bütün çicekler, ağaçlar, kuşlar ve çimenler. Bütün dünya çocukları elele verir, onların dünyası sevgiden, paylaşmadan ve kardeşlikten ibarettir.
Ta ki eriÅŸkin olana deÄŸin.
Sizin duvarlarınız ne kadar. Duvarlarınızı size hatırlatanlara, daha mı yükseltiyorsunuz?
Duvarlarınızın örülmesinde annenizin, babanızın, öğretmeninizin ve çevrenizin ne kadar katkısı var? Bugüne değin yaşamını ve sorularını bu duvarlarınla yanıtlamıştın değil mi?
Ve kavgalarının, uyuşmazlıklarının, kaçışlarının, kırdığın kalplerin, mutsuzluklarının, üstten bakışının, çatışmalarının, içine kapanışının nedenlerinin duvarların olduğunu bile anlamadın.
Kendini sorgulamanı bile engellemişlerdi. Kendini eleştiremezdin. Duvarlarına toz konduramazdın. Duvarlarının harcında affetmek, affedilmek, hoşgörü, sevgi, saygı, empati, anlama, dinleme, eşitlik, özgürlük, barış var mıydı?
Senin duvarlarını ören ustalarına sor bunları. Harcına katmışlar mı?
Tabii onların duvarlarını aşabilirsen. Ve birgün eğer duvarından bir yarık ve çatlak görürsen, bir başka evrenin olduğunu göreceksin. Güneşin, sadece senin dünyanı aydınlatmadığını, ısıtmadığını ve güneşin bütün insanlığın olduğunu da.
Duvarların yıkılmasını bekleme. Kitapların, bilimin, aydınlığın, çağdaşlığın, sorgulamanın, sormanın duvarların buldozerleri olduğunu unutma. Ve rica ederim yaşamında neden, nasıl, niçin, ne zaman, ne maksatla ve kim sorularını sor.
Bir yerde duvarlar ne kadar yüksekse, o ülkede haksızlık ve yolsuzluklar, hakedilmemiş edinimler de o kadar yüksektir.
Bir de en tehlikelisi, duvarları saran örümcek ağlarıdır. Duvarlarının içine hapsedilmiş, düşüncelerini, duygularını, sevinçlerini, üzüntülerini anlatamayan yığınların bir parçası olmak, ne acıdır bilir misin? Bilemezsin.
Sevgisi, saygısı zincirlenmişken nasıl anlarsın başkalarının yaşamlarını, hüzünlerini acılarını.
Gerçek ve doğru. O kadar uzaktadır ki. Allah, insanlığa, gerçeği ve doğruya ulaşabilme görevini vermiştir. Yani, hiçbir gerçek ve doğru, duvarları açıklamaz. Bugün doğru olan yarın değişebilir. Değişimin ve evrimin olduğu bir zaman tünelinden geçiyoruz.
Bizim yaşadığımız bu zaman ve mekanda bunlar bize yansıyanlar. Duvarlarımız varken bu yansıyanları bile sağlıklı değerlendiremiyoruz. Nasıl değerlendirmemiz gerektiği öğretilmiş zaten.
Duvarlarınızın arkasından sesler duyacaksınız. Merdiven dayayıp duvarlarınızın ardında neler olduğuna baktığınızda ulaşmak isteyeceksiniz. Merdivenlerinizi kıracaklar duvarları korumak için. Duvarlarınızı, gözünüzü boyayacaklar.
Buradayım, ben insanım, duy, gör beni dediğinizde ulaşmak istediklerinizin duvarlarına çarpacak, sesiniz ve kendi sesinizin yankılarında kalacaksınız. Duvarların olduğu bir yerde kendi sesinde boğulur insanlar.
Yıkın duvarlarınızı. Sizi size hapseden, sizi sizin karanlığınızda kör eden, sizi sağır eden duvarlarınızı yıkın.
Gelin kütüphanelerinize, kitaplarınıza. Gelin sevginin ve saygının dünyasına. Dünyayı sevgi kurtaracak. Duvarları sevgi yıkacak. İlk kez göreceksiniz, sevgi sadece duvarların karşıtıdır.
Sevmeye başladığınız andan itibaren bir şeylerin yıkıldığını göreceksiniz ve kuş olup uçacaksınız.
Sizi masmavi bir deniz ve gökyüzü bekliyor. Belki uçmakta zorlanacaksınız ama sizden önce uçanlar gagalarıyla size destek verip uçmanızı sağlayacaklar.
Sevgi ve saygılarımla.
Yazan: Dr.İlhami Şenol.
10 December 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Bezirgen
Valla çok güzel. Ben gençlerin diye biliyordum ama biz de bir zaman çocukların olacak!
Yazınız için teşekkür ederim sayın İlham Şenol!
10 December 2006
Orhan Baba
Duvarlar yükseldikçe, insanlar çökecektir.
11 December 2006
Mehmet Emin UZUN
Bu değrli fikirlerinizden dolayı sizi tebrik ediyorum. Herkes çocuk olarak yaşadı bu hayatta.
13 December 2006
Sctito
İlginize, sevginize, sohbetinize, saygınıza, bilginize, paylaşımınıza, insanları birbirini sevmeye, kendini sorgulayıp geliştirmesine yönlendirmenize sonsuz teşekkürler.
25 December 2006