YouTube ve ortalığı karıştıran Atatürk videosu
GeçtiÄŸimiz günlerde dünya çapında, kullanıcıların videolarını paylaÅŸtıkları YouTube adlı İnternet sitesi, Atatürk‘e hakaretler içeren bir video nedeniyle, mahkeme kararı sonucu Türkiye’den giriÅŸe eriÅŸim engellendi.
Birçokları bu yasağın yerinde bir hareket olduğunu savnurken, bazıları da bu yasağın yalnızca Atatürk ile ilgili olmadığını, ülkemizdeki İnternet anlayışının yerleşmemiş olmasından kaynaklanan hatalı bir karar olduğu görüşünde birleşti.
Fikir Atölyesi‘nin yazarı Tunç, bu konuda birçok blog yazarının görüşlerini topladığı, oldukça kapsamlı bir yazı hazırlamış. Åžiddetle okumanızı tavsiye ederim.
Orada yayınlanan görüşlerimi paylaşmak istiyorum;
Ülkemizdeki İnternet kullanımının yaygınlaÅŸmasından bahsediyoruz ama ben hala yeterli derecede İnternet kültürünü hazmettiÄŸimizden emin deÄŸilim. Hatta ÅŸuna inanıyorum ki “İnternet nedir?” gibi basit bir soru ile sokaÄŸa çıkılsa, gelecek cevaplar içerisindeki anahtar kelimelerin %80′i negatif olacaktır.
Halbuki İnternet de televizyon gibi bir araçtır. Araçlar kendi başlarına yararlı ya da zararlı olarak sınıflandırılamazlar. Onları yararlı ya da zararlı yapan kullananlardır. Bu nedenle İnternet üzerinden yayılan negatif algıların, genelin İnternet kullanımını engelleyici bir şekilde çözülmeye çalışılması akıl ve mantığa aykırıdır.
Bu son YouTube-Atatürk olayında da bulunan çözüm oldukça acemidir. Mahkemenin kapatma kararı alması anlaşılabilir. Neden derseniz, devlet adamları arasında dahi İnternet kültürünü kavrayabilmiÅŸ insanlar pek nadir bulunuyor. Buradaki asıl sorun İnternet’i saÄŸlayan kurumun, TTNet‘in İnternet dinamiklerini devlete ve mercilerine tanıtamıyor olmasıdır. Ki şöyle de bir ihtimal var ki, söz etmek bile tüylerimi diken diken ediyor; İnternet’i ülkemize saÄŸlayan TTNet’in bile İnternet kültürünü ve eÄŸilimlerini tam olarak kavrayamamış olması. Bence tüm sorun bu kültürün anlaşılamıyor olmasıdır.
İnternet hiçbir devletin himayesinde olan bir oluşum değil. Yönlendirmeler, manipulasyonlar olabilir ama İnternet en basit anlamıyla bilgiye ulaşma şeklinin en modern ve en hızlı şeklidir. Bu derece basit olarak ele alırsak, İnternet dışında da bilgiye ulaşabilinen yani aynı negatif durumların ortaya çıkabileceği mecralar da halen varolmaktadır. Duruma bu açıdan bakıyorum.
Neyse ki, YouTube yetkililerinin bahsi geçen videoyu kaldırmasıyla, dün (9 Mart 2007) itibariyle YouTube olan giriş engeli kalktı. Çok önceden yapmaları gereken bir hareketti ama bir türlü akıl edip yapamadılar. Sanırım bu video yüzünden, tüm Türk kullanıcıları kaybetme kertesine kadar gelebileceklerini öngörememişlerdi.
YouTube’ün bu ağırdan alışı da aslında aklıma bir “reklamın kötüsü olmaz” mantaliteli bir pazarlama stratejisini yürüttüklerini aklıma getirdi. Åžu an YouTube birçok Türk tarafından keÅŸfedilmiÅŸ durumda. Gazete ve televizyonlarda boy boy yer aldı ve bana kalırsa binlerce yeni kullanıcı kazandı sadece Türkiye’den. Dünya çapında da haber deÄŸeri taşıyan bu “YouTube yasağı” aslına bakılırsa ciddi bir YouTube reklamına döndü.
Çok da uzun sürmeyen bu eriÅŸme engeli aslında büyük bir soru iÅŸareti idi. Burada önemli olan ne kadar sürdüğü deÄŸil, “kötü site” tesbitinde ilk yolun o sitenin kapatılması olarak alan mantalitenin EkÅŸi Sözlük’ün kapatılmasından bu yana deÄŸiÅŸmemiÅŸ olmasıydı.
O dönemlerde de Anafikir.com’u tepkimi göstermek için kapatmıştım. Aynen bu YouTube olayında da siteyi kapattım. Farkedenleriniz olmuÅŸtur. Anafikir.com’a girmeye çalışanlar, önce bu sayfa ile sonra da bu yazılar ile karşılaÅŸtırlar.
Dileğim bu yasakla çözüm ürettiğini sanan yetkililerin fikirlerini değiştirmeleri ve yeni çözümler üretmek için kafa yormaları. Umarım daha fazla site kapatılmaz. Çünkü bu sadece o siteye bir ceza değil, onu kullanan binlere de ciddi bir cezadır. Çözüm üretmeye çalışırken bunu değerlendirmeye almak gerekir.
10 March 2007 | İlgili Olduğu Konular »

Hamiyet Bakır
Yaşam tarzımızı, geleceğizimizi, Türk kişiliğinin yerini, hedeflerini, dünya devletlerine en anlamlı bir biçimde hissettiren üstün zekalı bir komutandır Atatürk.
Sözde değil, özde Atatürkçü olmak gerekir.
12 March 2007
SoruYorum
Halkımızın ve yönetici tabakanın (özellikle çağdaşlık çığlıkları atanların) bu konudaki bilgisizlikleri bir yana, beni derinden üzen bir yanı da şudur ki, insanların pek çoğu (özellikle okumuş dediğimiz kesim) hakaret içeren vidyodan kat be kat ziyade Youtube’a olan yasağa tepki göstermeleridir.
Kendi kurtulmasına vesile olan birine hakaretleri bir nebze mazur gören (fikir özgürlüğüymüş) ama iş haftasonu eğlencesine gelince binleri aşan mail ve haberle tepki veren bu halk acaba o sadece boşa vakit geçirmek isteyen nefsini mi yoksa önderini mi daha çok seviyor?
Erişim açılır ve kapatılır. Ancak asıl incelenmesi gereken budur.
22 March 2007
melisa
Büyük önder Atatürk’e böyle bir saygısızlık yapılması çok büyük bir yanlışlık.Bunu yapanlar çevreden deÄŸil önce kendilerinden utansınlar
04 February 2008