Üzgünüm ama dünya üzerinde hiç kimse senin aklından geçen o “şahane” fikirle ilgilenmiyor. Yatırımcılar, baban ve sevgilin de dahil…

Aklında şahane bir fikir var ve hemen hayata geçirmek istiyorsun, şahane! Ama her şeye başlamadan önce ilk yapman gereken şey o fikri unutmak.

Neden? Çünkü bu güne kadar o fikri sadece kendine sattın. Ama asıl yapman gereken o fikri başkalarına satabilmek.

İnsanlara bir ürünü, bir servisi ya da bir fikri satmanın iki yolu var;

  1. Onların hayatında bir şeyi değiştirmek ya da
  2. Bunun umudu

Bunun dışında hiç kimseye bir şey satamaz, harekete geçiremez ya da ikna edemezsin.

Heyecanla sevgiline o müthiş fikrinden bahsediyorsun. Beklediğin şey “Bu fikir inanılmaz! Sevgilim sen acayip zeki bir insansın” deyip boynuna atılması ya da benzer bir tepki ama sana düz ve duygusuz bir şekilde bakıyor.

Babana anlatıyorsun, “Oğlum bırak bu işleri. Git doğru dürüst işini yap maaşını al. Böyle abidik gubidik şeylerle bizi ele-güne rezil etme“…

İnsanüstü bir çabayla ya da bir tanıdık vasıtasıyla ya da başka bir şekilde bir yatırımcı buluyorsun, seninle aynı masaya oturmayı kabul ediyor. 50 sayfalık sunum hazırlıyorsun, yatırımcının karşısına çıkıyorsun. Sunumla şov yapıyorsun sonra da “Fikri nasıl buldunuz?” diyorsun. Kafasını telefonundan bir saniyeliğine kaldırır gibi oluyor, sonra kaşlarını çatarak bir şeyler yazıyor, sonra da aniden “Bi dakka” deyip odadan çıkıp gidiyor. Yarım saat geçiyor, gelen giden yok…

Bunların hepsi normal. Çünkü kimse sizin fikrinizle ilgilenmiyor.

  • Sevgilinizi ikna etmek için; “Öyle bir fikrim var ki, inanılmaz para kazanıp, 365 gün şehir senin, bu şehir benim dünyayı gezeceğiz” diyerek başlamalısın
  • Babanızı ikna etmek için; “Benimle gurur duyacaksın“la başlamalısın
  • Yatırımcıyı ikna etmek için; “5 yıl sonra 1 milyon dolar değerlemeyle satabileceğimiz bir fikrim var ve sadece 50bin TL gerekiyor” yazan bir slaytla başlamalısın

Şimdi gelelim asıl ikna etmen gereken kişiye; Müşteri.

Daha önce onu hiç düşünmediysen, yalnızca “Ya şöyle bir şey olsa süper olmaz mı” heyecanıyla fikrine sarıldıysan, sakin ol ve usulca fikrini yere bırak…

Bunu kim alır, neden alır, alınca hayatında ne değişir, para vermeye değer görür mü, problemini çözer mi, böyle bir problemi var mı, bu problem çözmeye değer mi, kaç kişi böyle bir şey ister…

Bu ve buna benzer bir sürü soru sormuş ve cevaplarını ayrıntılı ve ikna edici bir şekilde verebilmiş olmalısın.

Cevapların tam değilse, tam da doğru yerdesin, şimdi bu kılavuzun “Fikir” bölümünden başlayabilirsin.

Aklının bir köşesinde yine o “şahane” fikrin dursun, “Fikir” bölümündeki adımlarla, ya yeni ve ikna edici bir fikir bulacaksın ya da o eski fikrini şekillendirip, güçlendirecek sevgilinin, babanın ve yatırımcının tüm ilgisini üzerine çekeceksin.

Kategoriler: