Hayatında paranın dışında ulaşmak istediğin anlamlı bir hedef var mı? Olsa neyi değiştirir?


Arabaları ve araba kullanmayı çok seven bir arkadaşım var. Onun için araba adeta hayatın anlamı.

Sen ya da ben arabayı niye kullanırız? Varmak istediğimiz nihai bir yer vardır, oraya hızlıca gidebilmek için. Bu arkadaşımın durumu çok farklı.

Bir işi bitirmek için bir araya gelmişiz. O bir anda sıkılır ve arabasına atlar gider. Bir iki saat sonra gelir, hiçbir şey olmamış gibi işine kaldığı yerden devam eder. Aklını hayal ediyorum; büyük ihtimal arabasının içinde değilken düşündüğü 10 şeyin 9’u tekrar arabasının içinde olmakla alakalıdır. Artık araba onun için hobiden öte bambaşka bir şeye dönüşmüş.

Bir gün, bu arkadaş beni aradı ve 10 dakika sonra beni evden alacağını söyledi. Geldi, bindim. “Hayırdır, ne oldu?” dedim. “Hiç” diye yanıt verdi ve arabanın radyosunu açtı.

Yarım saat oldu, bir saat oldu hala gidiyoruz. Giderken de bir yandan sohbet ediyor benimle ama bende büyük bir gerginlik. Nereye gidiyoruz, niye gidiyoruz, niye ben, varınca ne olacak… Bunun gibi binbir türlü soru var aklımda.

Bazen yolu karıştırıyor gibi oluyor, son anda başka bir sapağa giriyor, iyice geriliyorum. “Yahu yolu bilmiyorsan harita kullansana!” diyorum, “Gerek yok” diyor. Üzerine arabayı haşin kullanışı da eklenince, yol bana tam bir eziyet.

Üç saatin sonunda aniden u dönüşü yapınca artık dayanamadım patladım; “Ya yeter artık nereye gidiyoruz, neden gidiyoruz, ben neden burdayım bi anlat, başlarım böyle işin içine…

Uzunca bir dertleşmenin ardından, arkadaşımın arabaları bu kadar sevmesinin nedeni belli oldu. Çocukken, ne zaman anne-babası evde kavga etse, ya da babası ona kızsa, derslerden düşük not alsa, evin önünde park edilmiş duran arabalarına kaçarmış.

Araba onun için zorluklardan kurtulmak, utancını gizlemek, huzur bulmak, sakinleşmek, saklanmak ve daha bir sürü şeyi ifade ediyormuş oysa.


Bir şirket kurmak, patron olmak, başkasının yanında çalışmaktansa kendi işini yapmak eminim senin de hayalin.

Peki neden böyle bir hayalin içindesin? Belki de şirket kurmak senin için bir “araba”.

  • Sabahın köründe kalkmaktan kurtulmak
  • Fakirlikten kurtulmak
  • Patrona hesap vermekten kurtulmak
  • Sabah neden geç kaldın diyenlerden kurtulmak
  • Değersiz ve önemsiz hissetmekten kurtulmak

Yani, hayatın zorluklardan kurtulmak için ise ortada bir sorun var.

Ne zaman şirket kurmalısın;

Hayatta ulaşmak istediğin bir hedef var ve o hedefe giden en kısa yol, kendi işini yapmaktan geçiyor

Hayatta ulaşmak istenen güzel hedeflere örnekler;

  • En az 1 milyon kişinin herhangi bir şeyi daha kolay / hızlı / ucuz/ yapmasını sağlamak
  • Hayat standardımı bozmadan haftalık çalışma saatimi 20’ye indirmek. Böylece aileme ve kendime daha fazla zaman ayırmak
  • Her 10 sabahın en az 8’inde heyecan ve mutlulukla koşarak gideceğim bir işe sahip olmak
  • Kişiliklerini sevdiğim en az 100 kişiye çok iyi maaş verebilmek
  • Global bir firma tarafından satın alınmak
  • Kazandığımın %10’unu Afrika’da önlenmesi mümkün sebepler yüzünden hayatını kaybeden insanlar yararına harcamak

Eğer, şirket kurmak, hayatta asıl istediğin şeye ulaşmayı kolaylaştıracak bir şey değilse, hiç kendini ve beraber çalıştığın insanları bu anlamsız yükün altına sokma.

Şirket yönetmek de aslında araba kullanmak gibidir. Nereye varacağını bilmiyorsan, senin ve beraber çalıştığın insanlar için o yol eziyete döner.

Diyelim ki yol değişti ya da karşına bir engel çıktı. Ne yapacaksın? Hangi yoldan devam edeceksin? Eğer gideceğin yeri bilmiyorsan aynen arkadaşımın yaptığı gibi rastgele bir yola dönüverirsin. Sonra bir de bakmışsın hiç istemediğin yerlerdesin…

Gideceğin yeri bildiğinde, her şey çok daha basit olur. Atacağın adımlar, çalışacağın insanlar, yapacağın ve yapmayacağın işler hep bu varacağın yerle belli olur. Eğer varacağın yer belliyse bunların hepsine kolayca karar verebilirsin.

Zor bir karar aşamasında sorman gereken tek önemli soru;

“Hangisi varmak istediğim yere ulaşmamı kolaylaştırıyor ya da hızlandırıyor?”

Kategoriler: