Aklımdaki şahane fikir için işi bırakıp, hemen şirket kurmak istiyorum. Ne dersiniz?

19. Yüzyıl’ın başlarında altın, fakir insanlar için bir umut kapısıydı. Yalnızca bir kazma ve kürek ile milyoner olabilmenin umudu.

Öyle hikayeler anlatıldı ki, milyonlar hayatlarını bırakıp, altına hücum ettiler. Milyonlar arasından yalnızca birkaç tanesi gerçekten milyoner oldu.

Girişimcilik de aynen bu şekilde tanıtılıyor. Milyoner olmuş girişimcilerin hayat hikayeleri, aldıkları yatırımlar, imza atmadan önce masada çekilen gülümsemeli fotoğraflar…

Bir şirkette maaşlı çalışan olmayı kölelikle karşılaştıranlar bile var. Modern kölelik…

Böyle olunca, yansıtılan tablo şuna dönüşüyor;

Ortada kaçırılmaması gereken bariz bir fırsat var ve siz, şirkette çalışan enayiler bu fırsatı göz göre göre kaçıracaksınız. Yapabileceğiniz en iyi şey. Yarın değil, bugün, hemen şimdi istifayı basmak.

Oysa hayat bu kadar basit değil. Hatırlamamız gereken iki önemli gerçek var;

  1. Herkes girişimci olmak zorunda değil
    • Risk iştahı yüksek olmayan insanlar yani toplumun %90’ı için, girişim doğru yol değil.
    • Bir şirkette uzun yıllar çalışmadan bir işte uzman olmanız neredeyse imkansız.
  2. Girişim ya da şirket sahibi olmak “mutluluk” demek değil
    • Çoğu zaman kan, ter, gözyaşı
    • Bir şirket kurma yoluyla para kazanmanın dışında hayatla ilgili başka ve daha büyük hayalleriniz olabilir. Ki olması gereken de budur.

Rota’daki adımlarda defalarca bahsedildiği gibi girişim çoğu zaman bir deneme/yanılma işidir. Süreç, bilimsel deney metotlarına benzer. Önce bir teoriniz vardır. Bir test yaparsınız, sonucuna göre yeni bir teori ve yeni bir test yapmanız gerekir. Ve bu şekilde ilerlersiniz.

Hiçbir zaman, hiçbir şey kesin değildir. Denersiniz, sonucu görürsünüz ve ona göre sonraki adımı atarsınız.

Girişimcilik ilk defa karşılaştığınız bir asma köprüye benzer. Bastığınız tahtalar sağlam mı, değil mi hiçbir fikriniz yoktur. Tüm ağırlığınızı vermeden basar, çıtırdamıyorsa yola devam edersiniz.

Tek yol bu değil pek tabi ama birçok defa kanıtlanmış, başarıya ulaşma olasılığı en yüksek olan yöntem budur.

Girişim için işi bırakmak gerektiğini söyleyen birçokları;

Girişimcilik tam zamanlı bir iştir. Başka işte çalışırken, öyle yarım yamalak zaman ayırmayla olmaz. Bütün hayatınızı vermeniz lazım.

Bu aslında çok doğrudur. Gerçekten bir başarıya ulaşmak isteniyorsa, hayatınızı vermeniz gerekir ama atlanan çok önemli bir nokta var.

Girişimin hayata geçmesi için Rota’da sıralanan 3 zorunlu aşamanın ilk ikisi için bu geçerli değil. Fikrinizi ve iş modelinizi paralelde bir işte çalışırken pek ala test edebilirsiniz.

Eğer işler umduğunuz gibi gitmezse, baştan yeni bir fikir ya da yeni bir iş modeli denersiniz. Sabırlı olun, 10 denemenin ancak birinde ışık gözükecektir. Bunun farkında olarak, denemeye devam edin.

Her şey çok iyi gittiyse, önünüzde, tüm testlerden başarıyla geçmiş gerçek bir fırsat olduğunu anlarsınız ve o zaman sizin için işi bırakmak zaten konu bile olmayacaktır.

Bu güveni kendinizde yakalayana kadar, kendinizi işinize verin. Uzmanlığınıza yeni uzmanlıklar katın ve eğer içinizde yanan bir girişim aşkı varsa da test etmeye devam edin.

Kategoriler: